|
YÖREDE BULUNAN YAYGIN
İNANIŞLAR
Ayakkabı düzgün bir şekilde çıkarılmalıdır. Ters dönerse ömür kısalır.
Ayna, aydınlığın simgesidir. Kırılmasıyla mutlu günlerin yerini üzücü
günlerin alacağına inanılır.
Kapı ağzında (eşikte) oturmanın uğursuzluk getireceğine inanılır.
Makasla bir şey keserken ses çıkartılmamalıdır. Makas şakırtısının kavgalı
günler getireceğine inanılır.
Süpürgeye basılmaz. Basan kişinin dedikoduya karışacağına inanılır.
Yanan ateşi söndürenin ve ateşte pişen ilk çöreği yiyenin dul kalacağına
inanılır.
Baykuşun çatıya (dama) konması iyi sayılmaz. O eve zarar vereceğine
inanılır.
Köpeklerin uzun süre uluması pek iyiye yorumlanmaz.
Nazara inanıldığından evlerde üzerlik otu, iğde ve mavi nazar boncuğu
kullanılarak nazarın değmesi önlenmeye çalışılır.
Şiddetli dolu yağdığı zaman evlerden dışarı sac ayağı atılarak dolunun ekin,
meyve ve sebzelere zarar vermemesi temenni edilir.
Geceleyin tırnak kesmek de hoş karşılanmaz.
Yağmur yağmadığı zaman topluca yağmur duasına çıkılma inancı yaygındır.
Gelin oğlan evine giderken arkasından ayna tutarlar, aydınlık olsun,
aydınlık götürsün, mutlu olsun diye. Kız evinde eşiğin üst kısmına çivi
çaktırırlar ki, çivi gibi oğlan evinde kalsın diye. Yine oğlan evine gelin
gelince buğday ve demir para karışımı saçılır ki, bolluk ve bereket getirsin
diye.
Oğlan evine gelen gelinin kucağına oğlan çocuğu oturtulur ki, erkek evlatları
olsun
|